Eğlenceli Futbol Fıkraları

Güncelleme: 03-06-2026 / Yazar: Emin

Futbol fıkralarıyla ara sıra eğlenip gülebiliriz!

Bu sayfada bazı takımlar hakkında fıkralar yayınlamaktayız. Türkiye’de çok büyük bir futbol taraftarlığı olmasına rağmen yine de fıkralarla eğlenebilecek bir toplum olduğumuzu düşünmekteyiz. Bu sebeple fazla ciddiye almadan burada gülebiliriz.

Üstelik futbol fıkraları, ülkemizde futbola olan önem açısından da iyi bir moral kaynağı olabilir. Bilindiği üzere Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş başta olmak üzere pek çok takıma karşı yoğun sevgi besleyen taraftar grupları var. Taraftarlar arasında dilden dile aktarılan ve her daim de gelişime açık olan bu tarz fıkralar sayesinde, kendinizi keyiflendirme ve gülme imkânı da bulabilirsiniz.

Futbol fıkraları bizim sitemizde de önem verilen bir detay aslında. Futbola dair ciddiyetle değil de biraz da tebessümle yaklaşmak isteyenlere sunacağımız bu özel fıkralar sayesinde daha etkili bir futbol bakış açısı geliştirebilirsiniz.

Sitemizde birçok değişik futbol fıkrası yer almaktadır. Hepinize şimdiden güzel okumalar.

Galatasaray Fıkraları


6 – 0

Galatasaray Fenerbahçe maçı sarı-kırmızılılar için büyük bir hezimetle biter, skor 6-0 olur. Galatasaray’lı futbolcular içerisinden en çok bu skora üzülenlerin arasında Arif vardır. Arif bu maçtan sonra o derece olur ki, tanınmamak için yaşlı bir adamın kılığına girer ve bu şekilde bir cafeye gider.

Cafede otururken bir bakmış yanında yaşlı bir teyze kendisine ’Naber Arif?’ diye seslenir. Bunun üzerine Arif öyle şaşırır ki, beni tanıdı diye korkmaya başlar ve orayı terkeder.

Ertesi gün yine aynı cafeye gider ve yaşlı teyze tekrar yanına yaklaşır, ’Naber Arif?’ der.

Bu sefer de cafeyi terkeden Arif, yine ertesi gün çok farklı bir kılıkla tekrar oraya gider ve yaşlı kadın tekrardan yanına yaklaşır ve ’Yahu Arif naber?’ der. Bu sefer dayanamayan Arif teyzeye döner ve ’Nereden tanıyorsun beni teyze?’ der.

Teyze ufak bir duraklamadan sonra:

’Olum benim lan Bülent!’

Galatasaray’lı futbolcunun hali

Alacaklarını bir türlü alamayan Hasan Şaş ve Necati Florya’da yönetici olan Abdürrahim Albayrak’la buluşurlar. Abdürrahim Bey bunlara ‚Uşaklar paraniz henüz celmedu. Panga elemani
parayi alip kaçmuş, sizi pen arayacağum’ der.

Öfekli bir şekilde kulüpten ayrılan ikili kapıda taksiye biner ve evlerinin yolunu tutar. Aksilikler bitmiyor ya, taksinin bayır aşağı giden yolda frenleri patlar.

Hasan Şaş bağırır: ‚Durdur şu arabayi, ne biçim gitmek bu’!

Taksicinin ‚Durduramıyorum abi, frenler patladı’ demesiyle birlikte bizimki bağırmaya başlar ‚Taksimetreyi durdur ulan o zaman, görmüyormusun kaç para yazdı!!’

Hasta adam

Adamın biri çok hastalanmış ve doktorun teşhisine göre yakında hayatını kaybedecek. Doktor, adamın son isteğini öğrenmek için ’Beyefendi son isteğiniz nedir?’ diye sorar. Adam hiç umulmadık bir şekilde ’Doktor Bey, ben Galatasaray’lı olmak istiyorum!’ der.

Bu sefer doktor şaşırır ve ’Beyefendi hayırdır, bu kadar hastasınız, başka birşey dileyebilirsiniz, bu nedir’ der.

Ardından adam şu şekilde cevap verir:

’Boşver doktor bey, bir Fenerbahçe’li öleceğine en azından Galatasaray’lı ölmüş olur!’

Galatasaray Kadıköy’de kazansın!

Şoförün biri yolda giderken ufak bir kaza yapar, farının teki patlar. Fardan bir cin çıkar ve ’Dile benden ne istersen!’ der.

Şoför cine ’Yollar 4 şeritli olsun, böyle olmuyor’ der.

Cin: ’Bu çok kolay, istersen başka birşey dile’

Şoför – ’O zaman Galatasaray Kadıköy’de kazansın!’

Cin – ’Yollar kaç şeritli olsun demiştin??’

Fenerbahçe Fıkraları


Hasta Adam

Adamın biri hayatı boyunca hep aynı parçayı söylüyormuş. Sürekli ’ossa lele bage’ diyip duruyormuş. Bilimadamları bu adamı incelemeye başlamışlar. Sonunda açarlar adamın beynini
ve bu beyinden bir parça alırlar.

Bu sefer adam sürekli ’ossa leleeeee’ diyip duruyormuş. Bu sefer bilimadamları tekrardan açarlar adamın beynini, yine bir parça beyin alırlar dışarıya.

Bu sefer de adam ‚ossaa bageee’ diyip durmuş.

Bilimadamları kökten çözüm üretelim diye adamın beyninin tamamını çıkarırlar.

Ertesi gün adam başlar:

’Yaşaaa Fenerbahçee’

Taksim’de dolmuşa binen Fener’liler

Üç Fenerli binerler taksimden dolmuşa, Kadıköy’e gidecekler. Yolda anından arabaya Zidane biner. Bizim Fenerliler müthiş şaşırır ama bir o kadar da sevinirlerki, arkayı üçleyip Zidane’ı öne alırlar.

Hayranlıklarını dile getirirken dolmuşçu aracı sağa çeker ve arkada seslenir:

Gençler arkayı dörtleyin Hakan Şükür binecek!’

Hakim ve Fenerli

Hakım Fenerli sanığa – ’Uluslararası kaçakçılıkla suçlanıyorsun ve bütün deliller aleyhine. Bu konuda herhangi birşey söylemek istermisin?’

Fenerli sanık boynu bükük bir şekilde – ’Aman hakim bey, uluslararası falan birşeylerden bahsediyorsunuz, yahu biz daha edirne’den ötesine gidemedik ne uluslararası ben anlamadım….’

Alfabenin sayısı

Müfettişin biri okula gider ve öğrencinin tekine soru sorar – ’Oğlum alfabemiz kaç harften oluşur?’

Öğrenci ’25 tane harften oluşur öğretmenim’

Müfettiş ’4 harfi unuttun çocuğum’

Öğrenci ’Yok hocam eminim 25 harften oluşur’

Bu arada başka bir çocuk araya girer – ’Öğretmenim bu arkadaş Fenerli U-E-F-A harflerini tanımıyor…’

Beşiktaş Fıkraları


Hayvanat bahçesi

Fanatik iki futbolsever arkadaş sohbet eder:

’Yahu karımla halim ne olacak bilmiyorum dostum..’

’Ne oldu ki?’

’Sabah evden çıktım, karım uyuyordu. Uyandırmak istemediğim için not bıraktım, kara kartalların kanaryayla maçını seyretmek istiyorsan 16:30’da kapıda ol, orada buluşuruz, diye.’

’İyi de bunda ne var? Maçı mı beğenmediki?’

’Yok be, akşam eve vardığımda bir dövmediği kaldı beni. Meğersem akşama kadar hayvanat bahçesinde beni beklemiş zavallı..’

Light taraftarlar

İki Beşiktaş’lı sohbet eder:

Maça gitmiyormusun arkadaş?

Yok be dostum.

Neden?

Maç maç değilki. Oynanan futbol çok agresif, birsürü bilet zorluğu, kuyruk bekleme sıkıntısı, kavga, gürültü.. Sen?

Beni de senin gibi karım bırakmıyor.

Emin Yıldırım
Emin Yıldırım

Merhaba arkadaşlar, ben Emin. 83 doğumluyum, bir lojistik şirketinde proje sorumlusuyum. İstanbul'da yaşadığım için futbolla birlikte büyüdüm sayılır, küçük yaşlardan itibaren kuzenlerimle maçlara gider ve çok keyifli vakit geçirirdik, dolayısıyla futbol hayatımın bir parçası oldu (fakat kendim mahalle arası futbolculuktan daha öteye gidemedim!). Futbolu analiz etmeyi seviyorum, spor bahislerini de çok uzun süredir bildiğim için konuyla ilgili yazılar yazmak hoşuma gidiyor, strateji ya da bilgi makalesi gibi. Hemen hemen her hafta önemli maçları takip ederim, hatta son zamanlarda Türkiye Süper Lig'den fazla yabancı ligleri takip ediyorum diyebilirim. Genel olarak tipik bir şehir hayatı yaşıyorum, sporu seven bir kişiyim, ara ara akşamları çıkıp İstanbul'un hareketli yerlerinde eğlendiğim de oluyor (eskisi kadar enerjik olmasam da:).